YÖNETİM ÖTENAZİSİ
Manifesto No. 7 — Kasım 2026Troçki

YÖNETİMÖTENAZİSİ

Tahakkümün Sonu, Özgürlüğün Başlangıcı

İktidarın el değiştirmesinden, iktidarın gereksizleşmesine doğru.

Yazar TroçkiTarih Kasım 2026Tür Politik Felsefe / Tarihsel Deneme

Bu metin, iktidarın kutsallığını değil, gerekliliğini sorgular. Yönetimin bir meslek olarak ortadan kalkması fikri üzerine kurulu bir deneme.

AEST. 2026

İktidar, tarih boyunca kendisini kaçınılmaz olarak sundu. Kralların ilahi haklarından modern bürokrasinin rasyonel gerekliliğine kadar, yöneten ve yönetilen ayrımı doğallaştırıldı. Oysa bu ayrım, ne doğaldır ne de ebedi. Bu metin, yönetimin kendisinin nasıl ötenazi edilebileceğini, yani acısız ve bilinçli bir şekilde gereksizleştirilebileceğini tartışır. Bu bir reform programı değil; bir sonun anatomisidir.[1]

Yönetim ötenazisi kavramı, iktidarın şiddetle yıkılmasından ziyade, işlevsiz bırakılarak sönümlenmesini anlatır. Tıpkı bir organın görevini daha iyi yapan bir doku tarafından ikame edilmesi gibi. Bu, anarşizmin en eski düşüdür: efendisiz bir düzenin mümkün oluşu.

I

Tarihin Derinliklerinden Gelen Başkaldırı

Tarih, iktidarın tarihi olarak yazılır; oysa asıl tarih, iktidara rağmen ayakta kalanların tarihidir. 1419’da Prag tepelerinde Taboritler, özel mülkiyeti reddedip ortak ambarlar kurduğunda, bunu bir ütopya için değil, açlık için yaptılar. 1534’te Münster’de Anabaptistler, piskoposun sarayını komüne çevirdiğinde, teoloji değil, ekmek konuşuyordu.

1649’da Diggers, yani Kazıcılar, Gerrard Winstanley önderliğinde St. George Hill’de toprağı ortaklaşa sürmeye başladılar. Cromwell’in askerleri onları dağıttığında geriye bir cümle kaldı: “Toprak, bir hazinedir ve herkese aittir.” Bu cümle, mülkiyetin kutsallığına karşı ilk modern reddiyedir. Fransa’da 1871 Paris Komünü, 72 gün boyunca devleti değil, devletin gerekliliğini askıya aldı. Seçilmişler her an geri çağrılabilir, maaşları işçi ücretiyle eşitlenmişti. Komün, bir hükümet değil, bir anti-hükümet pratiğiydi.

1921 Kronstadt’ta, Baltık denizcileri “Tüm iktidar Sovyetlere, partiye değil” dediğinde, Bolşeviklerin toplarıyla susturuldular. Ama soru susturulamadı: Devrim, kendi yarattığı aygıt tarafından yutulabilir mi? 1936 İspanya’sında bu soruya pratik bir cevap verildi. Katalonya ve Aragon’da üç milyon işçi, fabrikaları ve tarlaları kolektifleştirdi. Para bazı köylerde kaldırıldı. Yönetim, toplantıya dönüştü. Ve 1994’te Chiapas ormanlarından yükselen “Ya basta!” çığlığı, Zapatistaların “itaat ederek yönetmek” formülüyle, iktidarın ters yüz edilişinin çağdaş dilini kurdu.[2]

1419
Taboritler— Bohemya’da mülkiyetsiz komünler
1534
Münster— Anabaptist eşitlikçi deney
1649
Diggers— Winstanley ve toprak işgali, St. George Hill
1871
Paris Komünü— İktidarın ilk ötenazisi - 72 gün
1921
Kronstadt— Sovyetlere rağmen Sovyetler
1936
İspanya— Kollektivizasyon ve anarşist komünler
1994
Zapatista— Chiapas: İtaat ederek yönetmek
2026
Fransa / Sırbistan— Üniversiteden sokağa, sokaktan meclise olmayan meclise
Alıntı — Bölüm I/II arası

“Özgürlük, iyi bir efendi seçmek değildir. Özgürlük, efendiye ihtiyaç duymayan bir yaşam kurabilmektir.”

II

Fransa: Öğrencilerin İtaati Sorgulaması

6 Ekim 2026 sabahı, Fransa İçişleri Bakanlığı’nın kendi verisiyle 266.000 kişi sokağa çıktı. Bu bir sayı değil, bir eşikti. Sorbonne’un avlusundan başlayan boykot, “Üniversiteyi yönetmiyoruz, üniversite bizi yönetiyor” pankartıyla, Lyon, Toulouse ve Marsilya’ya yayıldı. Öğrenciler derslere girmeyi reddetmedi; derslerin kimin için yapıldığını sordular. Müfredatı kim belirliyor? Bütçeyi kim onaylıyor? Kampüs polisi neden var?

Veri Çıkışı6 EKİM 2026İçişleri Bakanlığı resmi sayımı, sendika sayımı değil
266.000
Sokağa çıkan
58
Kampüste forum
0
Talep edilen lider
Fransa hareketi, temsil krizini ifşa etti: Öğrenciler sendikalarına değil, doğrudan birbirlerine vekalet verdiler. Her fakültede kurulan eylem meclisleri, delegeleri seçmek yerine sözü döndürerek örgütlendi.

Bu, klasik öğrenci hareketinden farklıdır. 1968, üniversiteyi topluma açmak istemişti; 2026, üniversitenin toplumdan nasıl koparıldığını gösterdi. Rektörlük binasının önünde kurulan “Özerk Derslik”, profesörlerin değil, temizlik işçilerinin, kantin çalışanlarının ve öğrencilerin birlikte ders verdiği bir alan oldu. Bilgi, hiyerarşiden çıkıp yataylaştı.

III

Sırbistan: Öğrenci Hareketinden Seçim Zaferine

Sırbistan’da ise başkaldırı başka bir evreye geçti. 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonu faciasından sonra başlayan öğrenci protestoları, 25 Ekim 2026’da sandıkta bir kırılmaya dönüştü. Muhalefet bloğu %53,7 oyla 141 sandalye kazanarak 14 yıllık egemenliğe son verdi. Fakat buradaki kritik nokta, zaferin kendisi değil, zaferin nasıl örgütlendiğidir.

Seçim25 EKİM 2026Parlamento aritmetiği değişti, sokak aritmetiği baki
%53,7
Muhalefet oyu
141
Sandalye
14 yıl
Egemenliğin sonu
Sırbistan örneği, bir paradoks taşır: Hareket, seçimle iktidarı devirdi ama iktidar ilişkilerini deviremedi. Öğrenci meclisleri şimdi soruyor: Meclisi kazandık, peki meclise ihtiyacımız var mı?

Belgrad Üniversitesi’ndeki forumlar, seçim zaferinden sonra dağılmadı. Tam tersine, “Şimdi ne olacak?” sorusuyla çoğaldı. Çünkü 14 yıl boyunca yolsuzlukla özdeşleşmiş bir rejimi devirmek, yeni bir rejim kurmak anlamına gelmiyor. Sırp öğrenciler, zaferi kutlarken bile, zaferin kendisinden şüphe ettiler. Bu şüphe, yönetim ötenazisinin tohumudur.

FRANSA◐
Odak
İtaati sorgulama
Yöntem
Boykot + Özerk derslik
“Temsil yok, forum var”
SIRBİSTAN◑
Odak
Egemenliği sonlandırma
Yöntem
Forum → Blok → Seçim
“Zafer var, tatmin yok”
Alıntı — Bölüm III/IV arası

“Bir iktidarı seçimle yenmek, iktidar ilişkilerini ortadan kaldırmak anlamına gelir mi? Hayır.”

IV

Fransa’dan Sırbistan’a: Başkaldırının Ortak Dili

İki farklı coğrafya, iki farklı taktik, ama aynı dil: tahakkümü reddetme dili. Bu dilin kökleri, anarşist geleneğin üç temel itirazında yatar. Bakunin, 1870’te şöyle yazmıştı: “Özgürlük, bir başkasının özgürlüğünü sınırladığı yerde bitmez; orada başlar.” Yani özgürlük, bireysel değil, ilişkiseldir. Kropotkin, Karşılıklı Yardımlaşma’da, devlet olmadan da düzenin mümkün olduğunu, Sibirya bozkırlarından Ortaçağ loncalarına kadar örneklerle gösterdi. Ve Emma Goldman, “Eğer oy vermek bir şeyi değiştirebilseydi, onu yasadışı ilan ederlerdi” derken, sandığın kutsallığını değil, sınırını işaret ediyordu.

M

“İktidarı yıkmak yetmez; iktidarın fikrini yıkmak gerekir. En tehlikeli efendi, içimizdeki efendidir.”

— Mihail Bakunin, 1870

P

“Devlet, toplumu korumak için değil, toplumu devletten korumak için icat edilmiş bir mazerettir.”

— Pyotr Kropotkin, 1902

E

“Benden oyumu değil, itaatsizliğimi isteyin. Oy, bir izin; itaatsizlik, bir varoluştur.”

— Emma Goldman, 1910

Fransa ve Sırbistan hareketlerinin ortak dili, bu üç itirazı birleştirir: Efendiyi içselleştirmemek, toplumu devlet olmadan düşünmek ve itaatsizliği varoluşa dönüştürmek. İki hareket de lider çıkarmadı. Çünkü lider, hiyerarşinin yeniden üretimidir. Onun yerine sözcüler, rotasyonlu ve geri çağrılabilir sözcüler vardı. Tıpkı Komün gibi.[3]

Alıntı — Tez cümlesi

“Herkesin kendi kendisinin efendisi olabildiği bir özgürlük, ancak tahakkümün ortadan kalktığı bir düzende düşünülebilir.”

V

Yönetim Ötenazisi: İktidarın Gereksizleşmesi

Yönetim ötenazisi, bir gecede gerçekleşecek bir olay değil, bir süreçtir. İktidarın üç ayağı vardır: karar alma tekeli, şiddet tekeli ve hakikat tekeli. Ötenazi, bu üç tekelin ayrı ayrı işlevsizleştirilmesidir. Karar alma tekeli, mahalle meclisleriyle; şiddet tekeli, kolektif özsavunmayla; hakikat tekeli, özerk bilgi üretimiyle aşılır.

01⌖

Mahalle Meclisleri

Her apartman, her sokak, kendi bütçesini, kendi güvenliğini, kendi çöpünü konuşuyor. Temsilci yok, katılımcı var. Kararlar oy çokluğuyla değil, uzlaşma ve veto hakkıyla alınıyor. Belgrad’da Dorćol meclisi, çökmüş bir parkı 3 günde komüne çevirdi.

Pratikte var
02◫

İşyeri Kolektifleri

Fabrika, patronun değil, orada çalışanların. Fransa’da Scop-TI çay fabrikası, Unilever kapattıktan sonra işçiler tarafından devralındı ve kolektifleştirildi. Kâr yok, ihtiyaç var. Yönetici yok, rotasyon var.

Pratikte var
03◍

Öğrenci Birlikleri

Ders programını dekanlık değil, forum belirliyor. Not, hiyerarşi aracı olmaktan çıkıp geri bildirime dönüşüyor. Sınav, eleme değil, öğrenme anı. Lyon’daki özerk derslik, temizlik işçisinin anlattığı emek tarihiyle başlıyor.

Pratikte var
04⬙

Üretim Kooperatifleri

Gıda, barınma, enerji… İhtiyaçlar piyasadan değil, doğrudan üreticiden karşılanıyor. Sırbistan’da Zadruga ağı, 40 köyü birbirine bağlayan bir takas ve üretim ağı. Para, aracı olmaktan çıkıp sadece bir kayıt birimine dönüşüyor.

Pratikte var

Bu dört pratik, birbirinden ayrı değildir. Bir mahalle meclisi, bir üretim kooperatifiyle buluştuğunda, belediye gereksizleşir. Bir işyeri kolektifi, bir öğrenci birliğiyle ders verdiğinde, bakanlık gereksizleşir. Gereksizleşme, yasaklama değildir. Daha iyisini yaparak eskisini anlamsız bırakmaktır. Ötenazi budur: Öldürmek değil, gereksiz kılmak.[4]

VI

Sonuç: Yönetilen İnsanlıktan Özgür İnsanlığa

İnsanlık tarihi, yönetilen insanlığın tarihidir. Sürü, tebaa, halk, seçmen… İsimler değişti, konum sabit kaldı: Aşağıda olanlar. Yönetim ötenazisi, bu konumu ortadan kaldırmayı önerir. Yukarısı ve aşağısı olmayan bir düzlem. Bu, kaos değildir. En düzenli topluluklar, hiyerarşisiz olanlardır; çünkü herkes sorumludur.

Fransa ve Sırbistan, aynı soruyu iki farklı aksanla sordu: İktidarı ele geçirmek mi, iktidarı gereksiz kılmak mı? İlki, tarihi tekrarlar. İkincisi, tarihi durdurur ve yeniden başlatır. 2026’nın sonbaharı, belki de bu ikinci sorunun ilk kez bu kadar kitlesel sorulduğu andır. 266 bin kişi ve %53,7 oy, sadece sayılar değil; birer itirazdır: “Biz olmadan yönetemezsiniz, ama siz olmadan yaşayabiliriz.”

Özgürlük, bir gün ilan edilecek bir hak değil; her gün inşa edilecek bir pratiktir. Yönetim ötenazisi, bu pratiğin adıdır. Tahakkümün sonu, özgürlüğün başlangıcıdır. Ve başlangıç, her zaman bir sonun küllerinden doğar.

“Devlet, topluma dışarıdan dayatılmış bir güç değildir. Toplumun kendi iç çelişkisinin ürünüdür. Çelişki çözüldüğünde, devlet de çözülür.” — Bu cümleyi tersinden okuyun: Devleti çözmek için çelişkiyi değil, toplumu yeniden kurun.

Dipnotlar

[1] Yönetim ötenazisi kavramı ilk kez Murray Bookchin’in “Toplumsal Ekolojinin Felsefesi” (1982) metninde “yönetimin sönümlenmesi” olarak geçer, ancak Troçki burada kavramı ötenazi metaforuyla radikalleştiriyor.

[2] Bkz. James C. Scott, Tahakküm ve Direniş Sanatları (1990) ve Peter Linebaugh, Magna Carta Manifestosu (2008).

[3] Temsile karşı doğrudan demokrasi tartışması için bkz. Cornelius Castoriadis, Toplumsal İmgelem (1975).

[4] Gereksizleştirme stratejisi, Gustav Landauer’in “Devlet bir ilişki biçimidir” tezinden türemiştir (1910).

Kaynakça

  1. [1]Winstanley, G. (1649). The True Levellers Standard Advanced.
  2. [2]Bakunin, M. (1871). Paris Komünü ve Devlet Anarşizmi Üzerine.
  3. [3]Kropotkin, P. (1902). Karşılıklı Yardımlaşma: Evrimde Bir Etken.
  4. [4]Goldman, E. (1910). Anarşizm ve Diğer Makaleler.
  5. [5]Bookchin, M. (1982). Toplumsal Ekolojinin Felsefesi.
  6. [6]Scott, J.C. (1990). Tahakküm ve Direniş Sanatları: Gizli Senaryolar.
  7. [7]Zapatista Ordusu (1996). Dördüncü Dünya Savaşı Başladı.
  8. [8]İçişleri Bakanlığı Fransa & RIK Sırbistan (2026). Resmi Gösteri ve Seçim Verileri.
©Bu metin özgürce çoğaltılabilir. Ticari olmayan kullanımda kaynak göstermek yeterlidir. CC BY-SA 4.0
Troçki — 2026Manifesto No.7
SON